dosta mektup

            Merhaba GÜZEL DOST

Ne öyle çok uzun zaman oldu, ne de… “Neresinden başlamalı” diye bir soru sadece? Uzun uzadıya çekiştirmeler mi yine? Onlar uzadıkça, eriyen buz kalıpları sanki!... İnce alaylı tebessümler geriye kalan – hani gönderilir mi belli olmayan - …  Bol noktalı noktalamalar; nokta hedeflere derin hikâyeler düzmek gibi sonuna dair. Zor aslında,  haklısın: Ne ki geriye kalan? Suçluluk ve de kayıtsız serzeniş…

            Merhaba dostum, senin o sıcak ve içten selamını aldım. Umarım durumun iyidir. Annem seni çok iyi görmüş, buna sevindim. Beni sormuşsun sessizce, hastalığını bilmiyorum ama muhtemelen yine her zamanki gibi grip olmuşsundur. Kendine dikkat et olur mu? Güzel dostum, ben aslında çok sorumsuz biriyim, bunu geçen gün anladım, sana bir mektup yazmak için bile kendime zaman yaratamıyorsam, bu büyük bir sorumsuzluktur. Sanırım Ankara beni olumsuz bir yönde etkiledi. Kendimi oldukça pasif ve işlevsiz hissediyorum. Ağır ve monoton bir yaşamın sıradanlığına kapılıp gittiğimin farkına bana gönderdiğin selamla vardım. Nasıl olmam gerektiğini veya nerde kalmam gerektiğini çok sorguladım ama olmadı ben de Ankara’nın ağır havasına kapıldım. Ne olur bunu bir özeleştiri olarak kabul et. Çok daha önce vermem gereken bir özeleştiriyi şimdi bu zamanda vermem gerektiğini düşündüm.   

Ocak 20’de Diyarbakır’da olacağım ve seninle aynı havayı solumaktan huzur dolacak yüreğim. Bu arada bana mektup gönderecek olursan taahhütlü gönderme olur mu? Çünkü gün içinde hep okulda oluyorum. Normal bir şekilde gönderirsen mektuplarını almış olurum. Umarım benim mektuplarım sana ulaşıyordur. Sana gönderdiğim birçok mektup bana geri döndü. Nedenini bilmiyorum ama yazdıklarım gerisin geriye bana döndü. Her neyse, annem seni iyi görmüş buna tekrar sevindiğimi söylemeden geçemeyeceğim. Umarım diğer arkadaşların tümü iyidir. Moralini iyi tutmaya çalış, dışarısı içerden daha kötü ve moral kırıcı ama ben de seni ve diğer arkadaşları düşünerek moralimi iyi tutmaya çalışıyorum. Seneye okul bitiyor ve Diyarbakır’a döneceğim. Açıkçası halen kendimi üniversiteli olarak göremiyorum. Hem bilgi birikimi açısından hem de akademik gelişimim açısından birçok eksiğim, açığım var. Gerçi yoğunca okuma yapıyorum ama yetmiyor. Pratiksiz bir teori ayakları olmayan bir organizma gibi olur. Yani kısacası ben hala bazı şeylere karşı kendi gerçekliğimi korumaya çalışan – deyim yerindeyse ilkelliğimi muhafaza eden biriyim. Toplumun bütün kesimleri çaresiz bir yalnızlığa sürülmüş, bundan da en çok gençler etkilenmiş oluyor. Yani senin de kendini muhafaza etmen gerekiyor dostum. Biliyorum değişim kaçınılmaz ama korumak zorunda olduğumuz bir takım değerlerimiz olmalı.

Neyse güzel dostum, kendi durumun hakkında geniş, derinlemesine bir değerlendirme istiyorum senden. Uzunca bir süredir seninle her türlü iletişimimiz kopmuş durumdaydı, en azından yazın alanında iletişimimizi koruyabiliriz. Ama ne olursun biraz okunaklı yazmaya gayret et. Seni çok ama çok seviyorum, kardeşimden de ötesin unutma... 

Sevgilerle ve umutla kal, adın gibi bir ruha sahipsin.

                                                 

 

 

                                                         Murat PERÇİN /// 31Aralık 2006

 

Yorum Yaz